Quarta-feira, 1 de Setembro de 2010
Tek Bir Bakış Yeter

Jose gözlerini günüşe dikmiş yürüyor, düşüncelere dalmış. Karısını düşünyor, meyhanede şeytanın onunla ilgli söylediklerini düşünüyor. Ovada öten cırcırböceklerinin susup, mantar meşelerinin taş kesileceği günü düşünüyor. Bu kadar düşünmek, hissetmek öldürecek onu...
Otuz yıl sonra Jose'nin oğlu Jose gözlerini güneşe dikmiş yürüyor, düşüncelere dalmış. Kuzeni Salomao'nun karısını düşünüyor, meyhanede şeytanın Salomao'ya ikisi ile ilgili söylediklerini düşünüyor. Artık hiçbir şeyin, çevremizde bizi izleyen nesnelerin sessizliğinin bile var olmayacağı anı düşünüyor.
Çetin, ama güzel, sanki zamanın dışında yaşan, hayalle gerçeğin birbirine karıştığı bir köy..İlahi isimler taşıyan erkeklerle, isimleri bile olmayan kadınların birleşen sesleri acıyı, sanki ilahi güçlerin ellerini üzerinden çektiği bir dünyada büyük, çok büyük bir yalnızlığı haykırıyor.



publicado por José Luís Peixoto às 00:09
link do post | comentar | partilhar


English
Castellano
Français
Italiano
Other Languages
.tags

. todas as tags

.entradas recentes

. Tek Bir Bakış Yeter

.pesquisar
 
.arquivo

. Maio 2012

. Abril 2012

. Março 2012

. Fevereiro 2012

. Janeiro 2012

. Dezembro 2011

. Novembro 2011

. Outubro 2011

. Setembro 2011

. Agosto 2011

. Julho 2011

. Junho 2011

. Maio 2011

. Abril 2011

. Março 2011

. Fevereiro 2011

. Janeiro 2011

. Dezembro 2010

. Novembro 2010

. Outubro 2010

. Setembro 2010

. Agosto 2010

. Julho 2010

.subscrever rss